FAKÜLTEMİZ
Dişhekimliği Fakültesi bilgi üretip, kaliteli sağlık hizmetini uygulayacak nitelikli hekimler yetiştirmeyi amaçlamaktadır.
Başkent Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi 1999 yılında kurulmuştur. Başkent Üniversitesi dişhekimliği hizmetleri 1995 yılında tıp fakültesi bünyesinde açılan tek ünitelik bir diş polikliniği ile başlamış, daha sonra Ağız Diş Sağlığı Polikliniği olarak hizmet vermeye devam ederek 1999 yılında dişhekimliği fakültemiz kurulmuştur. 2000-2001 eğitim ve öğretim yılında lisanüstü eğitimine başlayan fakültemiz, Bahçelievler’deki dişhekimliği fakültesine ek olarak, Bağlıca kampüsü, Adana Uygulama ve Araştırma Hastanesi, Konya Uygulama ve Araştırma Hastanesi ve Alanya Uygulama ve Araştırma Hastanesinde toplam 23 Öğretim Üyesi, 9 Uzman Doktor, 38 Doktora Öğrencisi ve 38 Yardımcı Sağlık Personeliyle Ağız diş sağlığı ve dişhekimliğinde mezuniyet sonrası eğitim alanlarında hizmet vermektedir.
Fakültemiz, 2006-2007 eğitim ve öğretim döneminde 3’ü burslu olmak üzere toplam 30 öğrenci ile lisans eğitimine başlamıştır ve 8 anabilim dalında hizmet vermektedir. Temel bilimler eğitimi, Bağlıca kampüsünde, protez ve tedavi laboratuarları ve derslikleri ile donanımlı bir tesis olan dişhekimliği fakültesi binasında gerçekleştirilmektedir. Dişhekimliği lisans eğitimine İngilizce hazırlık sınıfı ile başlanmaktadır. İngilizce hazırlık sınavını geçenler 1. sınıftan başlayabilmektedir. 5 yıllık bir eğitim ve öğretim programını içeren dişhekimliği eğitimi ilk 3 yıl temel bilimler, 4. ve 5. sınıflarda ise klinik eğitim ve staj programlarını içermektedir. 3. sınıfın ikinci yarıyılında öğrenciler klinik gözlemci olarak klinik eğitimi almaya başayacaklardır. Oral Diagnoz ve Radyoloji, Periodontoloji, Ağız Diş Çene Hastalıkları ve Cerrahisi, Protetik Diş Tedavisi, Konservatif Diş Tedavisi, Endodonti, Ortodonti ve Pedodonti Anabilim Dalları’ndan oluşan 8 anabilim dalında klinik bilimlere ait dersler ve staj eğitimi Bahçelievler'deki dişhekimliği fakültesi’nde gerçekleştirilecektir. Tıp fakültesinin bütün eğitim, araştırma olanakları ve ameliyathaneleri dişhekimliğine de hizmet vermektedir. Dişhekimliği öğrencileri ve akademik personeli, kampüsteki hayvan laboratuvarı, kütüphane ve diğer fakültelerdeki tüm araştırma olanaklarından da yararlanabilmektedir. Öğrenciler arzu ettikleri takdirde 5. sınıf klinik eğitmini Adana ve Konya’daki Uygulama ve Araştırma Hastanesinde de gerçekleştirebileceklerdir.
Başkent Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi’nden mezun olan dişhekimleri kaliteli ve en son teknolojiyi kullanarak hizmet verebilecek birer sağlık personeli olacaklardır.


Bu demektir ki, Türkiye, geçen bu 17 yıl içerisinde 15 kat daha fazla
bilimsel çalışma üretmiştir.
Başkent Üniversitesi, bu üretimde payına düşeni yapmış
ve dünyada gelişmişlik düzeyinin başlıca ölçütü haline gelmiş olan bilimsel
üretim ve araştırma çalışmalarıyla Üretken Türkiye’nin oluşumuna katkı
yapmaya da devam edecektir.
Ülkemizin öncelikli gereksiniminin,
çağın kalite anlayışı doğrultusunda üretim yapmak olduğuna inanıyoruz. Başka
bir deyişle, Üretken Türkiye’de Üretken İnsan olmanın vazgeçilmezliğine
inanıyoruz. Üretkenlik, ülkemiz ve insanlık için en büyük hizmettir. Çünkü
üretilen ülkemizin yaşamıdır. Bu yaşam, ülkemizin gücü ve zindeliğidir.
Eskiye karşı yeninin, karanlığa karşı aydınlığın zaferidir; başka bir
deyişle, Üretken Türkiye, uygarlığın zafer alanıdır. Bütün bunlar ışığında
biz Başkent Üniversiteliler, diyoruz ki:
Üretken Türkiye için Üretken Üniversite olmak, Cumhuriyetin
kurucuları, Atatürk, silah arkadaşları ve aziz şehitlerimize bir borç ödeme
biçimidir.

REKTÖRDEN
Başkent Üniversitesi’nin temelleri 1980’li yıllara dayanır. Çalışmalarını üniversiter bir yapıya dönüştürmeyi amaçlayan Türkiye Organ Nakli ve Yanık Tedavi Vakfı ile Haberal Eğitim Vakfı, 1993 yılında, ülkemizin sağlık alanında ilk, eğitim alanında üçüncü vakıf üniversitesi olan Başkent Üniversitesi’ni kurdu. Başkent Üniversitesi bugün Türkiye’nin on ayrı yöresinde (Ankara/Merkez, Bağlıca, Ayaş, Yapracık, İstanbul, İzmir, Yalova, Adana, İskenderun, Alanya) toplam kalite sistemiyle verdiği sağlık hizmetini tıbbın tüm alanlarına yaymış biçimde sürdürüyor. Çağımızda kalkınmanın birincil koşulu sayılan ve üniversite olmamızın özdeş anlamı olarak düşündüğümüz bilimsel çalışmalarda, öncelikle belirtelim ki, Türkiye büyük hızla yol almaktadır. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) verilerine göre, uluslararası atıf endekslerinde yayımlanan Türkiye kaynaklı yayın sayısı, 1985’te yalnızca 532 kadardı. 2001 yılında bu sayı 7930’a ulaşmıştır.